Mina, rengârenk oyuncakları olan neşeli bir çocuktu. Ama onun bir sorunu vardı: Odası her zaman çok dağınıktı. Oyuncak ayılar yerde yuvarlanır, kitaplar yatağın altına saklanır, kalemler ise nereye gittiklerini kimseye söylemezdi. Annesi sık sık “Mina, hadi odanı toplayalım.” derdi. Mina ise “Sonra toplarım.” diye cevap verip oyununa devam ederdi.
Bir akşam Mina odasında oynarken bir ses duydu. “Artık çok yorulduk.” dedi ince bir ses. Mina şaşkınlıkla etrafına baktı ama kimseyi göremedi. Sonra küçük oyuncak ayısının hafifçe kıpırdadığını fark etti. “Biz oyuncaklar dinlenmek istiyoruz.” dedi ayıcık. Mina gözlerine inanamadı ve “Gerçekten konuşuyor musun?” diye sordu.
Oyuncak ayı başını salladı. “Evet, ama sadece çok dağınık olduğunda konuşabiliriz.” dedi. O sırada kitaplar da hafifçe hışırdadı. “Bizi bulamıyorsun çünkü yerimiz yok.” dedi kitaplardan biri. Mina biraz utandı ve “Ben sadece oyun oynamak istiyorum.” dedi. Oyuncak ayı gülümsedi ve “Toplamak da oyunun bir parçası olabilir.” dedi.
Mina bunu hiç düşünmemişti. Oyuncak ayı “İstersen sana bir oyun öğreteyim.” dedi. Mina merakla “Nasıl bir oyun?” diye sordu. Ayıcık heyecanla “Hazine toplama oyunu.” dedi. Mina’nın gözleri parladı.
Oyun başladı. Mina her oyuncağı bir hazine gibi görüp yerine koymaya başladı. Arabalar kutusuna, bebekler rafına, kitaplar ise özenle kitaplığa yerleşti. Mina her birini yerine koydukça kendini daha mutlu hissetti. “Bu gerçekten eğlenceliymiş.” dedi gülerek.
Bir süre sonra oda tamamen düzenli hâle geldi. Her şey yerli yerindeydi ve oda sanki daha geniş görünüyordu. Oyuncak ayı “Gördün mü? Artık hepimiz rahatız.” dedi. Mina gururla “Ben başardım.” dedi.
O gece Mina yatağına uzandığında odasına baktı. İçinde huzur vardı. Artık oyuncaklarını bulmak çok kolaydı ve odası daha güzel görünüyordu. Mina gözlerini kapatmadan önce “Yarın da bu oyunu oynayacağım.” dedi.

Ertesi gün annesi odaya girdiğinde çok şaşırdı. Oda tertemizdi. Mina gülümseyerek “Anne, odamda hazine oyunu oynadım.” dedi. Annesi onu kucaklayıp “Harika bir iş çıkarmışsın.” dedi.
O günden sonra Mina için odasını toplamak bir görev değil, eğlenceli bir oyuna dönüştü. Ve oyuncakları da artık hiç yorulmuyordu.





